Anasayfa / Tarih / İnkılap Tarihi / İnkılap Tarihi Özetleri / Mustafa Kemal’in Eğitim Hayatı Ders Notu

Mustafa Kemal’in Eğitim Hayatı Ders Notu


1. ÜNİTE:

2. Mustafa Kemal’in

19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin eğitiminde birlik yoktu; dinî ağırlıklı eğitim veren medreseler, Avrupa tarzı eğitim vermekte olan modern okullar, azınlık okulları, yabancı okullar gibi eğitim kurumlarının her biri farklı müfredata ve denetim mekanizmasına sahipti. Sadece modern okullar Osmanlı Maarif Nezareti (Eğitim Bakanlığı) tarafından denetlenebilmekteydi.

Ali Rıza Efendi, Zübeyde Hanımı da üzmek istemiyordu. Nihayetinde görüş ayrılığı tatlıya bağlandı. Mustafa Kemal, Haziran 1887’de annesinin arzusu üzerine Hafız Mehmet Efendi’nin Mahalle Mektebine kaydedildi.

Burada eğitimin ezbere dayanması ve pozitif bilimlere yeteri kadar önem verilmemesi, Mustafa Kemal’i rahatsız etti. Bunun üzerine kısa bir süre eğitim aldığı bu okuldan babasının isteği ile ayrıldı.

Mahalle Mektebinden ayrılan Mustafa Kemal, Şemsi Efendi Mektebine 1888 yılında kaydoldu. Bu okulda eğitim modern ve teknik anlayışla  verilmekteydi. Öğrenciler sıralarda oturmakta ve derse aktif olarak katılabilmekteydiler. Eğitim, anlamaya ve yorumlamaya dayanmaktaydı. Derslerle ilgili modern araç ve gereçler kullanılmaktaydı. Öğretmenleri, yeteneklerini ve zekâsını takdir ettikleri Mustafa Kemal’in kendi okullarında bulunmasından son derece memnundu. Mustafa Kemal, babasının ölümü üzerine Şemsi Efendi Mektebindeki eğitimine ara vermek zorunda kaldı.

1888 yılında  Zübeyde Hanım üç çocuğu ile bir süre Selanik yakınlarındaki Langaza’da bulunan Rapla Çiftliğinde kâhyalık yapan kardeşi Hüseyin Efendi’nin yanına yerleşti.

Oğlu Mustafa’nın eğitim hayatının kesintiye uğramasından rahatsız olan Zübeyde Hanım, çok geçmeden onu Selanik’e teyzesinin yanına göndererek öğrenimine devam etmesini sağladı.

Mustafa Kemal, Şemsi Efendi Mektebinden sonra bir süre Selanik Mülkiye Rüştiyesine devam etti ise de Kaymak Hafız adlı Arapça öğretmeninin kendisini haksız yere cezalandırması üzerine bu okuldan ayrıldı.

Mustafa Kemal, annesinin karşı çıkmasına rağmen kararlılıkla hareket ederek Selanik Askerî Rüştiyesinin (ortaokul) sınav- larına katıldı. Sınavda üstün başarı göstererek okula girmeye hak kazandı (1893). Selanik Askerî Rüştiyesinde öğrenime başladık- tan sonra yazları, kâhya olan dayısı Hüseyin Efendi’nin yanına gider, okul zamanına kadar çiftlikte kalırdı. Arkadaşları arasında zekâsı ve üstün yetenekleri ile kısa zamanda kendisini kabul ettirdi. Öğretmenlerinin sev- gisini kazandı. Bu okulda matematik öğretmenliği yapan Yüzbaşı Mustafa Efendi, “Oğlum senin adın da Mustafa, benim de… Arada bir fark bulunmalı. Bundan sonra senin adın Mustafa Kemal olsun.” dedi. Artık genç öğrenci Mustafa Kemal olmuştu. Bu okuldaki başarılı öğrenim hayatını 1896 yılında tamamladı.

Mustafa Kemal, Selanik Askerî Rüştiyesini bitirdikten sonra 13 Mart 1896’da Manastır Askerî İda- disine (lise) girdi. Daha sonra yakın arkadaşlarından biri olacak Ali Fethi (Okyar) de bu okulda öğrenci idi. Okulda Ömer Naci ile arkadaşlık etti. İleride ünlü bir hatip olarak tanınacak olan bu kişi, Mustafa Kemal’in hitabet ve edebiyat sevgisinde, yazı yazma yeteneğinin gelişmesinde etkin rol oynadı.

Genç Mustafa Kemal, askerî öğreniminin yanı sıra yabancı dil öğrenimini de ihmal etmiyor; yazları izinli olarak Selanik’e döndüğü zaman Fransızca dersleri alıyordu.

Mustafa Kemal Askerî İdadide tarihe de ilgi duymaya başladı. Bu durumun ortaya çıkmasında tarih öğretmeni Kolağası Mehmet Tevfik Bey yol gösterici oldu. Mustafa Kemal’in lisede başlayan tarih sevgisi; ülke sorunlarıyla ilgilenen, ileri görüşlü, siyasal alanda fikir üretebilen bir birey olmasında ve özellikle devlet adamı olarak farklılık yaratmasında belirleyici oldu.

Genç Mustafa Kemal, Manastır Askerî İdadisini de üstün başarı ile bitirerek 13 Mart 1899 tarihinde İstanbul’da Harp Okuluna girdi. 3 senelik başarılı bir Harbiye öğreniminden sonra 10 Şubat 1902’de bu okulu teğmen rütbesiyle bitirdi.

Öğrenimine yine İstanbul’daki Harp Akademisinde devam etti.

1903 yılında üsteğmen oldu. Döneminin en iyi eğitim veren kurumları olan Harp Okulunda ve Harp Akademisinde de zekâsı, yetenekleri, üstün kişiliği ile kendisini çevresine kabul ettirerek onların içten sevgi ve saygısını kazandı. Askerlik derslerine büyük ilgisi ile birlikte matematiğe, edebiyata ve güzel söz söylemeye karşı merakı bu okullarda da devam etti. Aldığı eğitimin yanı sıra yaptığı araştırmalarla, gelişmeleri iyi gözlemleyen, farklı çözümler üreten bir siyasal anlayışa sahip oldu. Kazandığı bu özellik- ler daha sonra gerçekleştireceği inkılapların da adeta ön hazırlığıydı. Harp Okulunda ve Harp Akademisinde, memleket davaları ile ilgilenmesi, düşüncelerini cesaretle ifade etmekten çekinmemesi sebebiyle aydın ve inkılapçı bir subay olarak tanındı. 11 Ocak 1905 tarihinde de Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademisinden mezun olduktan sonra 5 Şubat 1905 tarihinde Suriye’de bulunan Şam kentinde görevlendirildi.


Hakkında admin

Bir yorum

  1. teşekkür ederim bilgiler için. bu konuyla ilgili biraz daha detaylı bilgiye ihtiyacım vardı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>