Anasayfa / Tarih / Tarih 2 Dersi / Tarih 2 Özetleri / Boğazlar Sorunu Konu Anlatımı

Boğazlar Sorunu Konu Anlatımı


Osmanlı Devleti, 15. yüzyılın ortalarından itibaren İstanbul’u ve arkasından Sinop, Trabzon, Kırım, Eflâk-Boğdan’ı fethetti. Böylece Marmara ve Karade­niz bir iç deniz haline geldi. Bununla birlikte Boğazlar da tamamen egemenlik altına alındı. Boğazlar ve Ka­radeniz’in yabancı gemilere kapalılığı, Osmanlı Dev­leti’nin ısrarla üzerinde durduğu bir konu olmuştur.

Osmanlı Devleti’nin 1535’de Fransa’ya, 1578’de İngiltere’ye, 1598’de Hollanda’ya verdiği kapitülas­yonlarla Boğazlar bu devletlerin ticaret gemilerine açık hale getirilmiştir.

Osmanlı Devleti’nin zayıflamasıyla beraber Bü­yük Devletler, Avrupa’da üstünlük kurabilmek için Bo­ğazları ele geçirmeyi amaçladılar. Bu durum Boğaz­ların dolayısıyla Osmanlı Devleti’nin bir hedef haline gelmesine neden oldu. Rusya’nın güçlenmesi bu du­rumu daha da önemli duruma getirdi.

1700’de İstanbul Antlaşması’yla Azak’ın Rusların eline geçmesi, Karadeniz’deki statüyü değiştirmeye başladı. Ruslar burada bir filo kurmaya başladılarsa da, Osmanlı Devleti’nin tepkisi üzerine Karadeniz’de Türk gemileri ile ticaret yapmak zorunda kaldılar.

1774 yılında Küçük Kaynarca Antlaşması ite Rus­ya, Karadeniz’de kendi gemileri ile ticaret yapmak ve ticaret gemilerini Boğazlardan geçirmek hakkı­nı elde etti. Ancak bu bir kapitülasyon niteliği taşı­yordu ve Boğazların kapalılığı ilkesi yine devam edi­yordu.

Napolyon’un 1789’de Mısır Seferi ile Fran­sa’nın buraya yerleşme durumu Akdeniz’de çıkar­ları olan devletleri harekete geçirdi. Bu devletler­den İngiltere, Fransa’nın Hindistan yolu üzerinde yerleşmesini istemiyordu. Akdeniz’le ilgili emelleri olan Rusya ise Osmanlı Devleti ile bir ittifak antlaş­ması yaptı. 1798’de yapılan antlaşma ile Osmanlı Devleti) Rus savaş gemilerinin geçici olarak ve kendisine yardım etmek amacıyla Boğazlardan geçmesine izin yerdi. Karadeniz’in Türk ve Rus gemilerinden başkasına kapalı olduğu, yani Rus­ya’nın ortaklığı kabul edildi.

* Bu tarihe kadar Boğazları egemenliğinde bulun­duran Osmanlı Devleti, ilk defa Boğazları başka bir devletle yaptığı antlaşmada söz konusu yaparak, bazı kayıtlara bağladı.

Osmanlı-Rus Savaşı’nın başlamasıyla (1806) bu antlaşma geçersiz duruma geldi. Bu arada İngiliz sa­vaş gemileri, Çanakkale Boğazından zorla geçerek İstanbul önlerine geldi. Bundan sonra 1809’da İngiliz­lerle Kale-i Sultaniye (Çanakkale) Antlaşması yapıldı. Bu antlaşmada, Boğazların bütün savaş gemilerine kapalılığı ilkesi kabul edildi. Osmanlı Devleti, barış zamanında hiç bir devletin savaş gemisinin Boğazlar­dan geçirmeyeceğine garanti verdi.

* Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti ile Rusya arasında bir sorun olan Boğazlar konusuna ilk defa Boğazlarla ilgisi olmayan bir üçüncü devlet (İngiltere) resmen karıştı.

1829 Edirne Antlaşması ile Rusya, hakkını Os­manlı Devleti’ne bir defa daha kabul ettirdi. Ayrıca Karadeniz’deki ticaretten bütün devletlerin gemileri­nin yararlanabileceği kabul edildi. Böylece “Boğazla­rın bütün devletlerin ticaret gemilerine açıklığı” il­kesi ortaya çıktı. Bundan böyle, bütün devletlerin ticaret gemilerinin geçmesine izin vermek, Os­manlı Devleti için zorunlu oluyordu.

1.833te yapılan Hünkâr İskelesi Antlaşması ile Rusya durumunu daha fazla güçlendirdi. Karade­niz’de ve Boğazlarda en üstün nüfuza sahip devlet durumuna geldi. Bu durum diğer devletlerin, Boğazlar statüsü ile daha yakından ilgilenmesine neden oldu.

b) Londra Boğazlar Antlaşması (1841)

Mısır meselesi 1840 yılında çözümlendikten son­ra sıra Boğazlar konusuna geldi. 1833 tarihinde yapı­lan Hünkâr İskelesi Antlaşması, sekiz yıl süreyle ge­çerliydi. İngiltere ve Fransa’nın çıkarlarına ters düşen bu antlaşmanın süresi 1841’de doluyordu. Bu neden­le İngiltere Boğazların uluslararası bir antlaşmaya bağlanması amacıyla bir konferans toplanmasını tek­lif etti. Rusya böyle bir konferansa başlangıçta karşı çıktıysa da sonunda kabul etmek zorunda kaldı.

1841’de Londra’da toplanan konferansa İngiltere,Rusya, Avusturya, Fransa, Prusya ve Osmanlı Dev­leti katıldı. Konferans sonunda şu kararlar alındı:

1) Boğazlar Osmanlı Devleti’nin egemenliğinde kalacaktı.

2) Barış zamanında hiç bir yabancı savaş gemisi Boğazlardan geçemeyecekti.

• Osmanlı Devleti’nin Boğazlar üzerindeki hüküm­ranlık hakları sınırlanarak, Boğazların koruyuculu­ğu beş devlete bırakıldı.

• Boğazlar ilk defa uluslararası bir statüye bağlandı.

• 1841 Londra Antlaşması, Rusya’nın Hünkâr iske­lesi Antlaşmasıyla Boğazlar ve Osmanlı Devleti üzerindeki himaye hakkını sona erdirdi.

• Avrupalı devletler, Rusya’nın aşırı isteklerini ilk de­fa engellediler.

• Bu antlaşma, Rusya’nın zararına olmuş; İngiltere ve Fransa antlaşmadan karlı çıkmıştır.

• Boğazların ticaret gemilerine açık, fakat yabancı savaş gemilerine kapalı olması, devletlerarası bir statüye dönüştü. Bu durum Avrupa devletler huku­kunun bir prensibi haline geldi.

• Osmanlı Devleti’nin Boğazlar üzerindeki mutlak egemenliği sona erdi.


Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>